Skip to main content
FAQ Contact
  1. Home
  2. Datasets
  3. Historic Buildings
  4. tarihi_yapilar.csv
CSV Resource · 19 rows · 4 columns

tarihi_yapilar.csv

Descriptions and locations of the historic buildings in the city.
19 records
Title Content Lat Lon
Konya Bedesteni <p>Selçuklu Başkenti Konya’nın kalbi olan Tarihî Bedesten Çarşısı, Romalılardan günümüze kadar gelen önemli bir ticaret merkezi halindedir. Kentin ticari kültür ve birikimi iki bin yıl kadar geriye götüren Tarihî Bedesten Çarşısı, 2013 yılında Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından Mevlana Kültür Vadisi Projesi kapsamında büyük bir restorasyondan geçirilerek aslına uygun yenilenmiş ve bugünkü muhteşem görüntüsüne kavuşmuştur. Bedesten Çarşısı tarihi dokusunu kaybetmeden yeni görüntüsüyle hala cazibe merkezi olmayı sürdürmektedir. Mevlana Kültür Vadisi Projesi kapsamında, Bedesten Çarşısı’nda yaklaşık 100 bin m²’lik alanda 7 cadde içerisinde bulunan 40 sokaktaki 2 bin 700 civarında dükkânda düzenleme yapılmıştır. Çarşıda yer alan dükkânların konumu ve ürünlerin sergilenişi geleneksel karaktere uygun şekilde düzenlenmiştir. Proje ile Tarihî Bedesten’in bir ucunda bulunan Kapı Camii ile diğer ucunda bulunan Aziziye Cami’nin yanı sıra Bulgur Dede Mescidi, Mecidiye Han, Ahmet Efendi Hamamı, Nakip Hacı İbrahim Hanı gibi tescilli yapılar da sağlıklaştırılmıştır. Anıtsal yapılar çevresinde gelişen çarşı bu tarihî yapıları daha etkili hale getirmiştir. Söz konusu proje ülke genelinde 111 belediyenin katıldığı yarışmada İdeal Kent Ödülü’ne layık görülmüştür.</p><p>Mevlânâ Dergâhı’nın yanı başında Konya esnafının rızık kapısı olan Bedesten, geniş ürün yelpazesi ile yerli ve yabancı turistlerin uğrak yerleri arasındadır. Ahilik geleneğinin yaşatıldığı çarşıda, Osmanlı Devri kapan usulünde iş alanına uygun ahenkli bir düzenleme gözetilmiştir. Günümüzde ağırlıklı olarak giyim kuşam, ev tekstili ve aksesuarların bulunduğu Bedesten, özellikle düğün hazırlığı yapan çiftlerin ve ailelerinin uğrak yeri haline gelmiştir. Çarşı içerisinde, marka ürünlerin yerine geleneksel ve kültürel ürünlerin satıldığı dükkânlar bulunur. Burada hiçbir yerde görmediğiniz ürünlere ve antikalara rastlayabilir; el işleri, çeyizlik malzemeler, kumaş, giyim ve ayakkabı, ev aksesuarları, hediyelik eşyalar, kuruyemiş, şeker ve lokum gibi gıda üretim ve sunumu yapan yerleri de rahatlıkla gezebilirsiniz. Özellikle el sanatları dükkânları, bakırcılar ve sahaflar turizm açısından büyük bir ilgi odağı halindedir. Çarşı içerisinde günümüzde eşine az rastlanır zanaatkârların yaptığı el işi ürünleri izlemek paha biçilmezdir. Ziyaretiniz sırasında alışverişin yanı sıra közde demlenmiş çay içebilir, tarihî lokantalarda geleneksel lezzetleri tatma fırsatı bulur ve Konya’ya özgü yemekleri keyifle yiyebilirsiniz.</p><p><br></p> 37.870636079778 32.499546981537
Eski Osmanlı Bankası Eski Osmanlı Bankası (Yapı Kredi Bankası) Hükümet meydanında yer alır. Zemin katla birlikte üç katlı olan yapı taş malzeme ile inşa edilmiştir. Alt kat planı büyükçe bir salon ve camekanla bölünmüş bir oda ile tuvalet, lavabodan oluşmaktadır. Üst kat geniş uzun koridor etrafındaki odalardan meydana gelir. Alt kat banka üst katlar iş merkezi olarak hizmet vermektedir. Batı yönde bulunan giriş kapısı ile iki yanındaki pencerede basık kemer kullanılmıştır. Üst kat pencereleri sivri kemerlidir. Girişin üstünde küçük bir balkon tasarlanmıştır. Balkon kapısı sivri kemerli olup iki yanında kabaralı madalyon işlemiştir. Ön cephede çini süslemeler görülmektedir. 37.872139370573 32.499520159447
PTT Binası <p>Alâeddin Tepesi ile Mevlana Türbesi arasındaki güzergâh üzerinde Kayalı Park Meydanı’nda günümüzde hâlâ hizmet veren tarihi bir binadır. 1926 yılında yapılmış olan Tarihi PTT Binası, 1975 yılında kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. Söz konusu eser, birinci ulusal mimarlık döneminin nitelikli yapıları arasında bulunması nedeniyle sanat ve mimarlık tarihi yönünden önemli bir yapı olarak değerlendirilmektedir.</p><p>İçinde bulunduğu alanda, doğu batı ekseninde yerleştirilmiş olan yapının ana girişi kuzey yönünde bulunan meydana açılır. Bodrum, zemin ve birinci kat olmak üzere üç kattan oluşan yapının üstü kiremit kaplı geniş saçaklı ahşap bir çatı ile örtülüdür. Binanın dış cepheleri neo-klasik üsluba uygun olarak çini kaplamalarla ve köşebentleri de düzgün kesme taşlarla zenginleştirilmiştir. Cephe karakteri ve mimar üslubu açısından Osmanlı mimarisinden izler taşıyan PTT Binası günümüze kadar varlığını sağlam bir şekilde sürdürmüştür. Günümüzde posta hizmetlerinin verilmeye devam edildiği yapının muhteşem çinilerinin yanı sıra giriş kapısının üstündeki uzun balkonu ve alınlığı üzerindeki saati son derece dikkat çekicidir.</p><p><br></p> 37.871406784806 32.497744537079
Sanayi Mektebi <p>Sultan II. Abdülhamit döneminde kurulan ve bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinin tarihî çekirdeğini teşkil eden Sanayi-i Nefise Mektebinin 1883’te Osman Hamdi Bey öncülüğünde eğitim-öğretime başlamasına müteakip yurt çapında mesleki teknik eğitim veren okulların açılması gündeme gelmiştir. Başkent İstanbul dışında açılan ilk sanayi mekteplerinden birisi de Konya’da Vali Ferit Paşa döneminde (1898- 1902) kurulmuş Hamidiye Sanayi Mektebi’dir.İplikçi Camii’nin kuzeyinde, Mevlâna Caddesi’ne cepheli Sanayi Mektebi binasının yerinde daha evvel 1538 tarihli Konya Bedesteni bulunuyordu. Klasik tipte dokuz kubbeli Konya Bedesteni 1898 yılında yıktırılarak, yerine bugün İl Özel İdaresi İl Genel Meclisi binası olarak kullanılan Sanayi Mektebi inşa edilmiştir. Günümüze gelemeyen çini kitabelerine göre Konya Hamidiye Sanayi Mektebi Binası, Vali Ferit Paşa tarafından R 1316/M 1900-1901 yılında yaptırılmıştır. Yapının güneye bakan giriş cephesinde, üçlü gruplar hâlinde düzenlenen zemin kat pencerelerinden batı kanatta yer alan orta pencerenin üzerindeki çini kaplı alınlıkta; Sultan Abdülhamit tuğrası altında: “Sanayi Mektebi inşaatına memur vilayet sermühendisi izzetlü Şefik Bey, 1316” ifadesi geçiyordu. Ayrıca doğu-yan cephedeki zemin kat pencere alınlıklarından birisi üzerinde: “Ameli Mehmet Emin min telamiz-i Mehmet Kütahya Osmanlı Çini Fabrikası, fi sene 1318” yazılıydı. Kaybolan çini kitabelere göre yapının inşası, Vilayet Başmühendisi Şefik Bey tarafından yürütülmüş ve giriş revakı ile pencere alınlıklarında yer verilen çiniler, Kütahya’da Mehmet Emin Usta tarafından üretilmişti.</p> 37.872406148551 32.497487045013
Gazi Mustafa Kemal İlköğretim Okulu Yapı, güneyinde Mevlana Caddesi, batısında Cumhuriyet Caddesi, kuzey ve doğusunda Babalık Sokak ile çevrilidir. Yapı 1926-1927 yılında Vali İzzet Bey tarafından Alman Leno Şirketine Kazanlı Medrese yerine yaptırılmıştır. Okul “E” tipi planlı olup 2,5 katlıdır. Doğu ve batı yönden yapının dikey simetri aksından girişler açılmıştır. Batı giriş kapısının üzerinde stilize bitki motifleri vardır. Birinci kat pencereleri yuvarlak, ikinci kat pencereleri ise sivri kemerlidir. Bina köşelerinde kesme taşlar cepheden taşırılarak süsleme ve estetik sağlanmıştır. Okulun birinci katında 4 sınıf, bir müdür odası yer alır. İkinci katta 5 sınıf, 1 müdür muavini odası bulunur. Bodrum kat 3 sınıf bir öğretmenler odası olarak planlanmıştır. Yağıyı saçak altından kırık çizgilerden oluşan bir bordür dolanmaktadır.&nbsp; 37.873303870527 32.494472242081
Mimarlar Odası <p>Marunîler Konya’da sur içinde uzanan bir hat boyunca kendilerine evler inşa etmişlerdir. XX. yüzyıl başlarında inşa edilmiş olan bu evlerden bazıları bugün müze, enstitü vb. şekillerde çeşitli amaçlarla kullanılmaktadır. Bu yapılardan biri olan Konya Olgunlaşma Enstitüsü’nün karşısında bulunan bir başka Marunî evi de günümüzde mimarlar odası mülkiyetinde olup Konya Mimarlar Odası binası olarak kullanılmaktadır</p><p>1999 yılında Mimarlar Odası Konya Şubesi mülkiyetine geçen bina dönemin oda başkanı Mimar Abdullah Naltekin tarafından yapılan restorasyon çalışmaları sonucunda Mimarlar Odası Konya Şubesi olarak kullanıma açılmıştır.</p><p>Atatürk Caddesi’ne cepheden bitişik olarak yapılmış karnıyarık plan şemasındaki bu tarihi bina bodrum, zemin ve birinci kat olmak üzere 3 kattan oluşmakta ve iki girişe sahip bulunmaktadır. Ana girişi dışında binanın yine Atatürk Caddesi’nden olan ikinci girişi de doğrudan bahçeye ulaşımı sağlamakta ve bahçeye yapılan ek, “mimar evi” olarak kullanılmaktadır.</p><p>Tarihî yapıların korunmasına güzel bir örnek teşkil eden Mimarlar Odası Konya Şubesi Binası, kemerli giriş kapısı, balkonu ve pencereleri ile Atatürk caddesi üzerinde gelip geçenlerin fazlasıyla dikkatini çekmektedir. Vaktiniz olursa, ziline basarak sizi güler yüzle karşılayan şube personellerinin rehberliği ve sıcak çayları eşliğinde yapıyı doyasıya gezebilme fırsatına kavuşursunuz.</p><p><br></p> 37.870216846735 32.48829243251
Kız Orta Okulu Batısında Atatürk Müzesi, doğusunda Zafer alanı bulunmaktadır. Yapı 1910 yılında Yusuf Şar tarafından yaptırılmıştır. 1910-1914 yıllarında Fransız Konsolosluğu, 1914-1923 yıllarında Askeri Hastane, 1923-1941 yıllarında 2.Ordu Müfettişliği, 1941-1947 yıllarında 6.Kolordu Komutanlığı, 1947 sonrası menzil müfettişliği olarak kullanılmıştır. 1959-1965 yıllarında Kız Lisesi, 1965 yılından sonra ise Kız Ortaokulu olarak hizmet vermektedir. Yapının mülkiyeti Belediyededir. Binanın birinci katına güney cepheden iki ayrı simetrik merdivenle çıkılır. Çift katlı camekanlı bir bölmeden salona girilir. Doğu ve batı yönlerinde basit, ahşap tezyinatlı iki balkon vardır. Balkonun kapısı olmayıp pencerelerden geçilmektedir. 37.870500570368 32.488249517166
Konya Lisesi <p>Günümüzde Konya şehir merkezinde Anıt Meydanı’nda Konya Lisesi adıyla tarihi bir okul bulunmaktadır. Türkiye’deki en eski eğitim kurumlarından biri olan Konya Lisesi, Sultan Abdülhamit döneminde, 1889 yılında Konya Valisi Sururi Paşa’nın gayretleri ile Alaaddin Tepesi’nin doğu eteğinde şimdi mevcut olmayan bir binada Konya İdadisi olarak açılmıştır. Bir yıl sonra bugünkü Karma Orta Okulu’nun bulunduğu binaya, 1934 yılında ise günümüzdeki tarihi binasına taşınmıştır.</p><p>Konya Lisesi’nin bu tarihî binası Şişli'deki Hürriyet Abidesi'ni yapan ünlü mimar Muzaffer Bey tarafından yapılmıştır. Mimar Muzaffer’in son eseri bugün Konya Lisesi olarak kullanılan Tarihî Erkek Öğretmen Okulu binasıdır. Mimarisi ve yetiştirdiği öğrencilerle Türkiye’de örnek gösterilen Konya Lisesi, kemerli pencereleri, kolonlu girişi, ferah ve aydınlık sınıfları ile içerisine girenlere huzur veren yapısıyla neo-klasik stilin en güzel örneklerinden biridir. Konya Lisesi Binası, iki tarafındaki kapı ve dehlizleri, etrafındaki korniş çinili işlentileri ile Türk tarzı mimarinin bir numunesi olarak gösterilmektedir.</p><p>Türkiye’nin en köklü liselerinden biri olan Konya Lisesi, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, eski başbakanlardan Sadi Irmak, Milli Savunma Bakanlığı yapmış Vecdi Gönül, eski Yargıtay Başkanlarından Sami Selçuk, ünlü yazar Tarık Buğra gibi önemli isimleri mezun etmiştir. 1889 yılından beri yetiştirdiği öğrenci sayısı yüz binlere ulaşan tarihi Konya Lisesi, ülkemizin en köklü eğitim kurumlarından birisi olarak değer katmaya devam etmektedir.&nbsp;</p> 37.868705047161 32.485921359741
Augustos Oteli <p>Konya Tren Garı’nın doğusunda, yolun karşısın¬da Barok stilinde Avrupa Mimarisi’nin izlerini taşıyan tarihî bir yapı gözünüze çarpacaktır. Özgün haliyle Augustos Oteli adını taşıyan bina İstanbul-Bağdat Demiryolu’nun Konya’ya ulaşması ile birlikte şehrin Rum zenginlerinden olan Augustos Efendi tarafından 1895 yılında yaptırılmıştır. Bir süre Askeri Ulaştırma Okulu olarak hizmet veren bina, bir dönem de PTT binası olarak kullanılmıştır. 1982 yılında Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından tescil edilen yapı, nihayet 2012 yılında Meram Belediyesi tarafından aslına uygun olarak restore edilmiş ve Augustos Butik Otel asıyla yeniden hizmete açılmıştır. Augustus Butik Hotel 5 yıllık bir serüvenden sonra 25 Mayıs 2017’de tarihe karışarak “Şehrin Tasarım Atölyesi” haline dönüştürülmüştür.</p><p>Yığma yapım tekniğinde kesme taştan yapılan eser geç dönem Osmanlı yapısıdır. Cephelerindeki taş işçiliği, barok pencere kemerleri, kilit taşları ve demir ferforjeleri ile 19. yüzyıl Avrupa mimarisinin etkilerini gösterir. Çelik malzemeyle sağlamlaştırılmış olan binanın kırma çatısı Marsilya kiremidiyle kaplanmış¬tır. Dört katlı yapıda ana kori¬dor etrafında oda ve mekânlar sıralanmaktadır. Aslına uygun otel olarak düzenlenen binada, dört süit ve sekiz standart oda olmak üzere şehir manzaralı 12 oda oluşturulmuş bulunmaktadır.</p><p>Tarihi dış görünüşü ve şehir merkezine yakın oluşu nedeniyle tercih edilen tesis, şehrin pek çok noktasına kolay erişim imkânına sahip bulunmaktadır. Son günlerde nişan ve düğün törenlerinde dış çekim mekânı haline gelmiş tarihî bina asırlık geçmişiyle gar caddesinde birbirinden farklı pek çok yapı arasında nadide bir çiçek gibi boy göstermeye devam etmektedir.</p><p><br></p> 37.867307557781 32.477338290894
Bağdat Oteli <p>Bağdat Oteli, 1912 yılında Konya Garı’nın hemen güneydoğusunda "Grand Hotel de Bağdat” adıyla açılan Anadolu-Bağdat Demiryolu’nun ilk otellerinden biri olmuştur. Şehrin ilk Avrupai otelî olarak bilinen tarihî Bağdat Oteli, günümüzde Mamuriye Mahallesi, Mücahit Asker Caddesi’nde yer almaktadır. Mimari özelliğiyle dikkat çeken dikdörtgen planlı yapı, kesme taş kullanılarak yığma yapım tekniğinde yapılmıştır.</p><p>Ahşap ve taş işçiliğinin en güzel örneklerinden biri olan otelin balkon, korkuluk ve payandalarının, orijinal masif ahşaptan olması binaya inanılmaz bir zarafet katmaktadır. Girişindeki mermer ve ahşap korkuluklu merdiveni ve tavan süslemeleri ile ayrıca dikkat çeken yapıda Avrupaî mimari tarzında barok ve rokoko süsleme unsurları görülmektedir. Konya’nın en görkemli ve dikkat çekici binalarından olan tarihî Bağdat Oteli, 1980 yılından itibaren TCDD tarafından misafirhane olarak kullanılmakta olup 1982 yılında kültür varlığı olarak tescil edilmiştir.</p><p>1980 yılından itibaren TCDD misafirhanesi olarak hizmet vermektedir. Mimari yapısı ve tarihî özelliği nedeniyle yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çeken otel, seyahatname, roman ve hikâyelere konu edinilmiş ve bazı filmlere de mekân olmuştur. Sizde bu ihtişama yerinde tanıklık etmek için Meram’a muhakkak yolunuzu düşürmelisiniz.</p> 37.865926981642 32.476737476074
Taş Bina Konya Tanıtım Merkezi <p>Dar’ül Muallimat, Osmanlı Devleti’nde Tanzimat Dönemi eğitim reformu çalışmalarına bağlı olarak kadın öğretmenler yetiştirmek amacıyla meydana getirilen kurumlardır. İlk Darülmuallimat Mektebi 1870 yılında İstanbul’da Ayasofya civarında bir binada açıldı. Bu kurumun mezunları rüştiye ve sıbyan mekteplerinde görevlendirilmekteydi. Bu tür okulların vilayetlerde yaygınlaşması 1913 yılından sonradır. Konya Darülmuallimat Mektebi, ilk olarak 1915 yılında Mevlâna Türbesi civarında Hacı Fasihzade Memduh Bey’e ait bir binada eğitim-öğretime başladı. Buradan “Halim Çelebi Konağı” denilen Zincirli Kuyu Mahallesi’ndeki başka bir binaya taşındı. İlk binalar kira ile tutulmuş yerlerdi. Yaptırılmakta olan kendi binasına taşınıncaya kadar bu yapılarda eğitim-öğretim verildi. Mektebin yapımına Mimar Muzaffer Bey tarafından başlanmış ve onun ölümünden sonra Mimar Falih Bey tarafından bitirilmiştir. Bugünkü bina 1924 yılında tamamlanmıştır. Bu bina Karatay Medresesi’nin doğusunda bulunan Kemaliye Medresesi’nin arsasına inşa edilmiştir. Bir dönem Selçuk Üniversitesi Rektörlük binası olarak kullanılan yapı günümüzde Konya Büyükşehir Belediyesi başkanlık binası ve Dijital Tanıtım Merkezi olarak kullanılmaktadır.&nbsp;</p> 37.8751234693455 32.4934289848814
Ali Gav Medresesi <p>Ali Gav Zaviyesi, XII. yüzyıla tarihlenmektedir. Yaptıranı ve yapım tarihi bilinmemektedir. Osmanlı’nın son devrinde Bektaşî Tekkesi olarak kullanılmıştır. Mehmet Ferit Paşa’nın Konya Valiliği zamanında (1898- 1903), bir cinayetin işlenmesi, tekkeye dikkatleri çekmiştir. Bunun üzerine tekke; 1898 yılında onarılıp, eklerle ihtiyacı karşılayacak hâle getirilerek medreseye çevrilmiştir. Ali Gav Mescidi, Zaviyesi, Türbesi, Medrese ve talebe hücreleri aynı arsa üzerinde bir manzume halindedir. Hepsi, Ali Gav Zaviyesi arsası üzerine yaptırılmıştır. Eklerle gelişen bu eserin başlangıcı zaviyedir.</p> 37.885514501 32.4920422828207
Tarihi Buğday Pazarı <p>Karakurt Mahallesi’nde Taşkapı Medrese Caddesi’nde bulunan Tarihî Buğday Pazarı, kapısı üzerinde yer alan kitabesine göre Konya Valisi Avlonyalı Ferid Paşa tarafından 1901 yılında yaptırılmış ve 1989 yılında kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. Düzensiz bir avlu etrafında sıralanan tek katlı dükkân ve depolardan meydana gelen pazarın doğu ve batı cephelerinin ortasında taş ve tuğla malzemeden yapılmış anıtsal giriş kapıları bulunmaktaydı. Günümüze ulaşabilen özgün kısımlarından anlaşıldığı kadarıyla dükkânların sokağa ve avluya dönük kemerli bölümleri ve iç kısımlarında düz çıtalı ahşap tavanları bulunuyordu. Dükkânların dışa dönük bölümleri yazıhane ve avluya bakan bölümleri de depo olarak kullanılmıştır.</p><p>Konya Tren Garı’ndan bu bölgeye kadar döşenen raylar üzerinde atlı tramvay seferleri yapıldığı ve XX. yüzyıl ortalarına kadar halkın tahıl ürünlerini buraya getirip toptancı esnafa sattığı anlatılır. 1990’lı yıllarda geçirdiği tahribat sonucunda yıkılmış olan pazarın sadece giriş kapıları günümüze kadar gelebilmiştir. Kapılarından birinde iki, diğerinde üç satırlık olmak üzere inşa kitabeleri bulunmakta, kitabelerinde mealen “Sultan Abdulhamid’in saltanatı devrinde Vali Ferit Paşa’nın yardımlarıyla 1901 yılında yeniden inşa edilmiş buğday pazarıdır.” denilmektedir.&nbsp;</p><p><br></p> 37.868188242485 32.499429757
Sırçalı Medrese <p>Sırçalı Medrese Alâeddin Tepesi’nin güneyinde daha sonradan Şükran Mahallesi’ne dâhil edilen Gazi Alemşah Mahallesi’nde kendi adını verdiği cadde üzerinde yer almaktadır. Tarihî kent merkezinde sur içinde bulunan medresenin hemen yakınında Hasbey Darü’l-huffazı bulunmakta olup buradan Eski Larende Caddesi’ne doğru yönelirseniz Sahip Ata Külliyesi’ne ulaşabilirsiniz. Önünden geçerken bütün ihtişamıyla karşınızda beliren medresenin taç kapısı, geometrik ve rumi süslemeleri, iki küçük penceresi ile yoldan geçenler için oldukça davetkârdır. Taç kapısının üstündeki sülüs hatla yazılmış yedi satırlık Arapça kitabesine göre, Sırçalı Medrese Sultan II. Gıyâseddîn Keyhüsrev’in saltanatı zamanında Selçuklu Emirî Bedreddin Muslih tarafından 1243 yılında yaptırılmıştır.</p><p>Açık avlulu medrese tipindeki Sırçalı Medrese, planı, taş işçiliği ve süsleme özellikleriyle Selçukluların en gösterişli yapılarından biri ve medrese mimarisinin abidevî bir örneğidir. Adından da anlaşılacağı gibi, Sırçalı Medrese’yi üne kavuşturan zengin sırlı tuğla ve mozaik çinili süslemeleridir. Çinilerinden dolayı Sırçalı olarak tanınan yapı kurucusun adıyla Muslihiyye Medresesi olarak da anılmaktadır.</p><p>1988-1990 yılları arasında Kültür Bakanlığı tarafından teşhir tanzimi yapılarak yenilenen müzenin bahçesinde zemindeki Bizans dönemine katakompu onarılarak ziyarete açılmıştır. Mezar Anıtları Müzesi ve Anıtlar Müdürlüğü olarak kullanılan Sırçalı Medrese, hem ziyaretçileri hem de müdavimleri tarafından yapılan etkinliklerle asli vazifesini koruyan tarihî bir yadigâr olarak varlığını sürdürmektedir.</p><p><br></p> 37.8700504748225 32.4940184003124
Zengibar Kalesi <p>1.816 m yüksekliğindeki Asar Tepe’nin üzerinde kurulmuş olan Zengibar Kalesi’ne yapacağınız ziyareti, bahar ve yaz mevsimlerinde, sabahın erken saatlerinde planlamanızı, beraberinizde su ve yiyecek getirmenizi ve en azından iki saatinizi buraya ayırmış olmanızı tavsiye eder gidenler. Göreceksiniz ki Asar Tepe, yüksekliği ve doğal yaşam için elverişli çevresiyle Orta Torosların İç Anadolu’ya bakan kesiminde tahkimli bir kent kurmaya yönelik çok uygun bir zirvedir. Yukarıya çıktığınızda sarp uçurumlarla çevrili tepenin; Konya, Seydişehir, Karaman, Hadim yörelerini kontrol altında tutabilen hâkim bir noktada olduğunu fark edeceksiniz. Eğer hava uygunsa Toroslar ve Suğla Gölü’nü izlerken bu hâkim tepenin, İsauralılar tarafından bilinçli olarak seçilmiş olduğunu düşüneceksiniz. Burası hem doğal tahkimatı hem doğal su kaynakları hem de çevresindeki tarım arazileri ile yaklaşık beş bin kişilik bir nüfusa rahatlıkla yetebilecek durumdadır.</p><p>Bugüne kadar yapılan araştırmalarda tepenin doğal savunma sistemi henüz 14 tanesi tespit edilebilmiş 250-300 m aralıklarla birbirini görecek şekilde inşa edilmiş kuleleriyle kimi yerlerde 3 m’den fazla kalınlıkta ve 4 km uzunluğundaki surlarla çevrelendiği tespit edilmiştir. Kaynaklar İsaura’nın uzun süre ele geçirilememesinin iki ana nedeni olarak kentin çok iyi korunan surlarını ve cesur askerlerini gösterir.&nbsp;Orta Anadolu’nun Efes’i olarak nitelendirilen bu antik kentin, sur duvarları ve sağlam kuleleri dışında akropol ve şehir kapısı, sütunlu caddesi, zafer takı, bazilika ve kiliseleri, antik taş ocakları ve nekropol alanları yanında çok sayıda muhteşem yapısı bulunmaktadır.</p><p>Roma’ya en görkemli çağını yaşatan meşhur imparator Hadrianus (MS. 117-138) anısına yapılan zafer takı herkes tarafından bilinen kentin en gözde yapısıdır. İmparator Hadrianus’un Zengibar’a yaptığı ziyaretin anısına yapılmış olan bu anıt son derece önemli olup günümüze kadar büyük oranda korunmuş, yıkılan bölümlerine ait malzemeler yapının altında yığılmış kalmıştır. Ayağa kaldırıldığında görsel olarak kentin en gösterişli yapısı zafer anıtı olacaktır. Kentin bir diğer önemli yapısı olan Hadrianus Zafer Takı’nın hemen yanında İsaura’nın en büyük binası durumundaki Basilika da yıkıntılar arasında asırlardır öylece uzanmaktadır. Rivayettir ki burada 30’a yakın kilise yer almaktaydı.</p><p>İsaura Antik Kenti son yüzyıl içinde fazlasıyla yağmalanmış, özellikle define avcıları tarafından delik deşik edilmiş ve bütün kent bir köstebek yuvası haline getirilmiş durumdadır. Neredeyse kalenin tüm taşları yıkılmış ve kentteki tarihî yapılar, su kemerleri, tapınaklar ve lahitler tamamen yağmalanmıştır. Ne yazık ki çevre yerleşimlerde cami, okul ve ev yapımında kullanılan taşların büyük bir kısmı Zengibar’dan alınıp götürülmüş, kentte ait bazı mimarî parçalar bu yapıların duvarlarında süs olarak kullanılmıştır.</p><p>Zamanın ve insanların etkisiyle harabe haline gelen tarihî İsauria Antik Kenti’nin bulunduğu bölge bugüne kadar yeterince korunamamıştır. Neyse ki Antik kent, 1988 yılında Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun kararı ile tescil edilmiş ve 2006 yılında 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenmiştir. Ayrıca 2010 yılından itibaren Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü izniyle Aksaray Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Osman Doğanay başkanlığında yüzey araştırmaları başlatılmış, antik kentin merkezindeki kalıntılar büyük oranda temizlenmiş ve kent bir parça ortaya çıkarılmıştır.</p><p>Herkesin malumudur ki yapılan kazı çalışmaları sonucunda Orta Anadolu’nun Efes’i olarak gösterilen Zengibar ayağa kaldırılarak, turizme kazandırılırsa Bozkır ve çevresi ülkemizde önemli bir cazibe merkezi haline gelecektir. Böylece hayli meşakkatli ve uzun yolculuklar sonunda kenti görenler sadece tarihçiler, arkeologlar, fotoğraf sanatçıları ve seyyahlar olmayacaktır.</p><p><br></p> 37.1843479965588 32.3440539605254
İstasyon Evleri <p>Konya Tren İstasyonu’nda Tarihi Gar Binası’nın kuzey köşesinde yer alan sarıya boyanmış bu şirin yapılar, halk arasında “İstasyon Lojmanları”, yahut “Alman Evleri” olarak anılmaktadır. Alman mühendisler tarafından 1896 yılında yapılan Konya Tren Garı’yla birlikte inşa edilen bu yapılar, neo-klasik ve Alman yerel tarzı ‘heimatstil’ karışımı bir mimari anlayışla yapılmıştır.</p><p>Yapım sistemi ve malzeme kullanımı açısından gar binası ile uyum içinde olan bu yapılar, kendi özgün mimarileriyle zengin görsel özelliklere sahiptir. Alman Evleri, üç farklı plan tipinde ve birbirlerine yakın olmak üzere üçerli gruplar halinde inşa edilmiştir.</p><p>Evlerin en dikkat çeken yanı o dönem Osmanlı mimarisinde pek rastlanmayan çıkıntılı saçakları ve alın süslemeleridir. Farklı mimarisi ile daima ilgi çekici olan Alman Evleri, uzun süre lojman olarak kullanılmış, zamanla Belediye tarafından kısa sürede restore edilen Alman Evleri günümüzde son derece mamur bir hale gelmişlerdir.</p><p>Son yılların gözde caddelerinden biri olan İstasyon Caddesi’nde gelip geçenlerin dikkatini çeken birbirinden güzel bu evler görenleri bir asır önceye götürmektedir.&nbsp;&nbsp;Çevresindeki peyzaj düzenlemesi de en az bu şirin yapılar kadar ilgi çekicidir.&nbsp;Evlerin arasında gezerken kendinizi bir masal ülkesinde hissetmeniz işten bile değildir.</p> 37.8713007590397 32.4769662565003
Olgunlaşma Enstitüsü <p>Zafer Meydanı’nda, mimarî yapısı ve ihtişamı ile boy gösteren tarihî bir bina dikkatinizi çekecek; Abdülaziz Mahallesi Atatürk Caddesi’nde yer alan bu bina, günümüzde Konya Olgunlaşma Enstitüsü olarak hizmet vermektedir. 1947 yılında Kız Orta Okulu olarak kullanılmaya başlanmıştır. Uzun yıllar burada bulunan Kız Orta Okulu yeni binasına taşındıktan sonra, 1998–2006 yılları arasında Zübeyde Hanım Kız Meslek Lisesi olarak hizmet vermiştir. Bu tarihten sonra Milli&nbsp;Emlak Müdürlüğü'ne devredilen bina, yakın zamanlarda İl Özel İdare Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir.</p><p>Binanın tarihi dokusuyla bütünleşen çalışma ortamında kaybolmaya yüz tutan geleneksel sanatlarımız, aslına uygun olarak gelecek kuşaklara aktarılmaktadır. Binanın kat ve odalarında oluşturulan ayrı bölümlerde usta öğreticiler nezaretinde, el dokuma, el ve makine nakşı, sanayi nakşı, halı desinatörlüğü, dekoratif el sanatları ve ev tekstili dallarında eğitimler verilmekte, aslına uygun kumaş ve motiflerle iğne oyasından sim işine ve peşkirine kadar Konya’nın kültürel değerleri canlandırılmaktadır. Enstitü Binası, içinde üretilen bu muhteşem ürünler kadar gösterişli bir yapıdır. Önünden gelip geçenlerin kayıtsız kalamayacağı bina, muhteşem ahşap çıkmaları ve soğani kubbeleri ile eşsiz bir yapı görünümündedir.</p> 37.8705300529027 32.4883763736496
Valilik Binası <p>Alaattin Tepesi’nden yola düşüp Hz. Mevlana Müzesi’ne doğru uzanan Mevlana Caddesi’nde bütün ihtişamıyla beliren Konya Hükümet Konağı ile karşılaşırsınız. Konya Valisi Mehmet Said Paşa tarafından, 1882-1885 yılları arasında Tarihî Konya Kalesi’nin taşları kullanılarak yapılan vilayet konağı 1886 yılında hizmete açılmıştır.</p><p>Özgün kesme taş dokusuna sahip yığma kâgir tekniğiyle inşa edilmiş olan konak uzunlamasına dikdörtgen bir alana oturmaktadır. Üstü kırma çatı ile örtülü olan binanın çatısı Marsilya kiremidiyle kaplanmıştır. Ortası açık avlulu üç katlı binanın bodrum ve zemin katlarında 28, birinci katında ise 30 oda yer almaktadır. Katlardaki odalar uzun bir avlu etrafında sıralanmakta olup her cepheden avluya bir kapı açılmaktadır. Konakta en son tüm canlılığıyla 4-5 Temmuz 1920 tarihinde Sultan Vahdettin’in cülus merasimi, 1 Ocak 1921’de de Osmanlı Devleti'nin 637. kuruluş yıldönümü kutlanmıştır. Cumhuriyet’in ilanından sonra 10. yıla kadar Cumhuriyet Bayramı kutlamaları Konya Hükümet Konağı önünde yapılmıştır.</p><p>Neredeyse 150 yıla uzanan geçmişiyle bu tarihî bina ve ona eşlik eden o güzel meydan Konyalıların hafızalarında çok önemli bir yer edindiği gibi sizinde anılarınızda önemli yer edinecek.</p> 37.8716966955961 32.4989563471089
Gavele Kalesi <p>Halk arasında Takkeli Dağ da denilen Gevele Dağı, Konya şehir merkezinin yaklaşık olarak 10 km batısında yer almaktadır. Birçok tarihî olaya sahne olan bölgede Büyük ve Küçük Gevele olmak üzere iki dağ bulunmak- tadır. Büyük Gevele Dağı 1710 m, Küçük Gevele Dağı ise 1670 m yüksekliktedir. Takkeli Dağ, Bizans kaynakla- rında Caballa (Kaballa) adıyla geçer. Anadolu, Türkler tarafından fethedildikten sonra “Kabala” adı “Kevele”- ye dönüşmüştür. Dağ o dönemden beri de Kevele/Ge- vele adıyla anılmaktadır. Sarayköy, Takkeli Dağ’a 1 km, Sille ise 3,5 km mesafededir. Geçmişi Helenistik Devire kadar giden Gevele Kalesi, Konya yakınındaki volkanik dağların zirvesindeki stratejik iki kaleden birisiydi. İmarı büyük oranda Bizans Devrinde tamamlanan kale Türki- ye Selçukluları Devrinde yenilenerek kale içine mescit, saray, hamam ve av köşkü gibi bölümler eklenmiştir. Gevele Kalesi kurulduğu ilk günden bu yana acı tatlı birçok olaya şahit olmuştur.</p><p>Eteklerinde kayadan oyularak yapılmış mezar ve mekânların da yer aldığı kale, Konya’nın savunmasında önemli görevler üstlenmiştir. Bizans Döneminde Aziz Phi- lip Tepesi olarak da adlandırılan tepenin dinî bir önemi ol- duğu ve Sille’yle tarihî bir yol ile bağlandığı, yol üzerinde- ki çeşitli manastır kalıntılarından anlaşılmaktadır. Selçuklu Devrinde sultanların av ve eğlence için uğradıkları bir sa- rayı da bulunan kale, Haçlı ve Bizans akınlarında Selçuk</p><p>sultanları tarafından kullanılmıştır. Fatih Sultan Mehmet döneminde Karamanoğulları ile Osmanlı mücadelesin- de önemli bir hedef hâline gelen kale, 1467 yılında Gedik Ahmet Paşa tarafından yıktırılmıştır (Mimiroğlu 2012: 24). Selçuklu sultanlarının özellikle yaz aylarında yaylak olarak gittikleri kaleden Selçuklu ve Karamanoğlu kaynaklarında “Darü’l-mülk” olarak da bahsedilmektedir. Vaktiyle Sil- le’de halıcılıkta boya olarak kullanılan cehri de bu dağın eteklerindeki tarlalarda yetiştiriliyordu. Sillelilerin cehrilik- leri genellikle bu bölgede bulunuyordu.</p><p>Konya civarındaki en önemli tarihî eserlerden biri olan Gevele Kalesi’nde 2012 yılından bu yana Selçuklu Bele- diyesi ve Necmettin Erbakan Üniversitesi tarafından ar- keolojik bir kazı yürütülmektedir. Prof. Dr. Ahmet Çaycı başkanlığında yapılan kazılarda çok önemli bulgular elde edilmiştir. Kazı çalışmaları Gevele Kalesi’nin bulunduğu Küçük Gevele Dağı üzerinde yapılmaktadır. Kale içerisin- de en dikkat çekici yapılar sarnıçlardır. Çok sayıda sarnıcın yanı sıra kazılar sırasında değirmen, burç, tapınak, mescit, hamam, tünel, mağara, ambar, cephanelik, mesken gibi yapılara ait kalıntılar da çıkmıştır. Kazılarda farklı dönem- lerde kullanılan çok sayıda sırlı ve sırsız seramikler, metal objeler, küçük eşyalar ve gülleler gibi buluntular da elde edilmiştir. Şu anda kazısı tamamlanan bölümlerde restorasyon çalışmalarına başlanmıştır. Surlar belirli bir sevi- yeye kadar yükseltildiği zaman kalenin silueti Konya’dan rahatlıkla görülebilecektir. Kale restore edildikten sonra çevre düzenlemesi, gezinti güzergâhları ve seyir terasları yapılarak turizmin hizmetine kazandırılacaktır.</p> 37.9090639475039 32.3526109999428

Additional Information

Data last updated
July 29, 2024
Metadata last updated
August 19, 2026
Created
unknown
Format
CSV
License
Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası (CC BY 4.0)
Created
2 years ago
Media type
text/csv
Size
33,281
ckan url
http://127.0.0.1:5555
ignore hash
False
original url
http://127.0.0.1:5555/dataset/c97d45c7-8624-4ab8-afc5-416f02049b97/resource/42a4bd46-53fb-4952-959e-9fdca82e85ca/download/tarihi_yapilar.csv
queue name
default
resource id
42a4bd46-53fb-4952-959e-9fdca82e85ca
set url type
False
task created
2026-08-19 07:10:59.058276
Open a data request