- Ana Sayfa
- Organizasyonlar
- Basın Yayın ve Halkla İlişkiler...
- Tarihi Kiliseler
Tarihi Kiliseler
Şehirde yer alan tarihi kiliselerin açıklamaları ve enlem-boylam koordinat bilgileridir.
Veri ve Kaynaklar
Önizleme
| Title | Content | Lat | Lon |
|---|---|---|---|
| Aya Eleni Kilisesi | <p>Sille, Anadolu uygarlıkları için özel bir anlam taşıyan ve tarihte kültürlerin bir arada yaşadığı erken Hıristiyanlık döneminin önemli bir merkezidir. İsa'dan sonra 327 yılında Bizans İmparatoru Constantin'in annesi Helena, hac için Kudüs'e giderken Konya'ya uğramış, buradaki ilk Hıristiyanlık çağlarına ait oyma mabetleri görmüş, Hıristiyanlara Sille'de bir mabet yaptırmaya karar vermiştir. Aya-Elena Kilisesi asırlar boyu onarımlar görerek günümüze kadar gelmiştir. Kilisenin iç kapısının üstünde Yunan harfleriyle yazılmış Türkçe bir tamir kitabesi kilisenin tarihi hakkında bilgi vermektedir. Bu kitabe 1833 tarihlidir. Aynı kitabenin üzerinde ise kilisenin dördüncü tamiratının Sultan Mecit döneminde gördüğünü belirten üç satırlık bir kitabe daha bulunmaktadır. Kilise düzgün kesme Sille Taşı ile yapılmıştır. Avlusunda kayalara oyulmuş odalar bulunmaktadır. Kilisenin kuzeye açılan kapısından dış nartekse girilir. Burada kadınlar mahfeline çıkan iki yönlü taş merdivenler yer almaktadır. Kilisenin ana kubbesi dört fil ayağı üzerinde olup, kilise üç neflidir. Kilisenin içerisindeki ahşaptan, üzeri alçı süslü bir vaaz kürsüsü ile apsisle ana mekânı ayıran ahşap alçılı kafes bir sanat şaheseridir. Kubbe geçişlerinde ve taşıyıcı ayaklarda Hz. İsa, Hz. Meryem ile havarilere ait resimler bulunmaktadır. </p> | 37.925658 | 32.413714 |
| Aziz Pavlus Kilisesi | <p>Konya’nın meşhur Alâeddin Tepesi’nin güneyinde yer alan ve Assumpsyonist rahipler tarafından inşa ettirilen bu Roma Katolik kilisesi, Konya’ya özgü kesme sille taşıyla örülüp 1910 yılında tamamlanmıştır. Mayasını böylece şehrin taşından ve toprağından alan kilise, hoşgörü üzerine temellendirilen büyük tasavvuf geleneğinin somut bir örneği olarak günümüze ulaşmıştır. Gotik üslûptaki cephesiyle yoğun ilgi gören kilise, ilk misyonerlik gezisi kapsamında Konya’yı ziyaret eden Aziz Pavlus’un geçtiği yer ve yöreleri görmek isteyen Hristiyan topluluklar tarafından sıklıkla ziyaret edilmekte ve adını da bu azizden almaktadır. Kilisede, ziyaretçileri bilgilendirmek üzere İtalya’dan gelen bir din adamı bulunmaktadır.</p><p>Aziz Pavlus Kilisesi bugün Konya il sınırları içerisinde ayakta kalan ve işlevini yitirmeyen tek kilise olarak öne çıkmaktadır. Diğer tüm kiliseler yıkılmış veya camiye dönüştürülmüş, nihayetinde kilise işlevlerini yitirmişlerdir.</p><p>Aziz Pavlus Kilisesi son olarak 1963 yılında restore edilmiştir. Kilise; bakımlı dış cephesi, sergilemekte olduğu yemek tasviri ve mihrabına yakın konumlandırılan Hz. Meryem heykeliyle ziyaretçilerini ve din mensuplarını etkilemeye devam etmektedir.</p> | 37.871038 | 32.493702 |
| Kilistra Haçlı (Kaya) Kilisesi | <p>Günümüzde Konya’nın Meram ilçesine bağlı Hatunsaray beldesinde </p><p>yer alan Kilistra antik kenti, içerisinde barındırdığı kilise hasebiyle</p><p> Erken ve Orta Dönem Hristiyan tarihi açısından yüksek bir öneme sahiptir. </p><p>Şehir, kuruluşu itibariyle Roma askeri üssü olarak planlandıysa da sonraki yıllarda, </p><p>özellikle Aziz Pavlus ve Barnabas’ın Konya’dan kaçarak Lystra’ya gelip tebliğe </p><p>başlamasının ardından, artan Hristiyan nüfus sebebiyle kilise ve mabetlerle dolmuştur. </p><p>Antik kentte yer alan pek çok kilise arasında en önemlilerden bir tanesi Haç Planlı Şapel ve </p><p>Sandıkkaya adlarıyla da bilinen olarak Haçlı Kilise’dir.</p><p>Haçlı (Kaya) Kilise adını, üzerinde bulunduğu devasa kaya parçasından ve şapel</p><p> girişindeki kemere işlenmiş Yunan haçından almıştır. Şehrin volkanik arazi üzerine </p><p>kurulmasından dolayı bölge toprağı yumuşak ve işlenebilir haldedir. Bu jeolojik </p><p>avantajdan faydalanan bölge insanları, tek bir kaya parçasını oyarak ve yontarak </p><p>Kilise haline getirmiştir. 7. yahut 8. yüzyılda inşa edildiği ve kullanılmaya başlanıldığı </p><p>düşünülen yapı; giriş, naos (yapı merkezi), mezar odası ve sunak odasından oluşmaktadır.</p><p>Yapının bir diğer ilginç özelliği ise etrafında Müslümanlara ve Selçuklulara ait eşyaların </p><p>bulunmasıdır. Kazılar esnasında bulunan Selçuklu sikkeleri ve seramikleri ve yapının hemen </p><p>yanında yer alan mezarlar, bölgede farklı dinden birkaç grubun aynı anda yaşayıp yaşamadığı </p><p>sorusunu doğursa da kazılardan elde edilen bulgular şu an için bu soruyu kesin bir şekilde </p><p>Yanıtlama hususunda yetersiz kalmaktadır.</p> | 37.6661480214364 | 32.2135035938034 |
4 sütun ·
3 satır
Tam tabloyu aç